Turhal Belediye Başkanı Erdem Ural’ın basın mensuplarıyla düzenlediği tanışma ve istişare buluşması, ilçenin geleceğine ilişkin değerlendirmelerin de yapıldığı bir toplantı oldu. Görüşmede iki önemli konu öne çıktı:
Turhal Şeker Fabrikası’nda üretimin sürmesi ve Yeşilırmak çevresinde sel riskine karşı gerekli önlemlerin alınması.Başkan Ural’ın basın mensuplarını bir araya getirerek görüş ve önerileri dinlemesini önemsiyorum. Yerel basının görevi, yapılan hizmetleri duyurmanın yanında vatandaşın beklentilerini, şehrin sorunlarını ve çözüm önerilerini de gündeme taşımaktır. Yöneticilerle kurulacak açık iletişim, bu görevin sağlıklı biçimde yerine getirilmesine katkı sağlar. Ancak bu buluşmaların asıl değeri, konuşulan konuların sonrasında ne ölçüde takip edildiğiyle ortaya çıkar.
Buluşmanın ilk önemli başlığı Turhal Şeker Fabrikası’ydı.Fabrikanın üretime devam etmesi, yalnızca çalışanların işlerini koruması anlamına gelmiyor. Pancar üreticisinden nakliyecisine, küçük esnaftan hizmet sektörüne kadar geniş bir kesim, bu üretim zincirinin içinde yer alıyor. Fabrikada yaşanacak bir olumsuzluğun etkisi, fabrika kapısının içinde kalmaz; tarlaya, çarşıya ve evlere kadar uzanır.Yıllarca binlerce köylü, pancar üretiminden ekmek yedi; ailesinin geçimini bu üretimle sağladı. Eskiden tütün üretimi de çiftçinin önemli gelir kaynaklarından biriydi. Tütünün eski önemini kaybetmesiyle üreticinin gelir seçenekleri daraldı. Pancar üretiminin de zarar görmesi, köylünün geçim mücadelesini daha da ağırlaştıracaktır.
Bu nedenle Turhal Şeker Fabrikası’nın geleceği, köylerde üretimin ve yaşamın devamı açısından da büyük önem taşıyor.
Fabrikanın geleceğiyle ilgili kaygıların somut verilerle ele alınması gerekiyor.
Başkan Ural’ın, fabrikanın kapanması ihtimalinin doğurabileceği sonuçlara ilişkin teknik bir rapor hazırlatarak ilgili kesimlerle paylaşması, konunun ekonomik ve sosyal boyutlarıyla değerlendirilmesi bakımından önemli.Bundan sonraki aşamada raporun hangi kurumlara ulaştırıldığı, nasıl değerlendirildiği ve üretimin sürmesi için hangi adımların atılacağı takip edilmeli. Yerel yöneticiler, milletvekilleri, meslek kuruluşları, üreticiler ve çalışanlar ortak bir çaba ortaya koymalı. Turhal’ın üretim gücünü korumak, günlük siyasi tartışmaların ötesinde bir sorumluluk gerektiriyor.
İkinci önemli başlık ise Yeşilırmak ve taşkın riskiydi.Geçmişte tarım arazilerinin sular altında kalması ve vatandaşların tedbir amacıyla yaşam alanlarından tahliye edilmesi, bu konunun önemini gösterdi. Yaşananların ardından alınacak ders, hazırlıkların yağışlı günler gelmeden tamamlanmasıdır.
Almus Barajı’ndaki su seviyesinin izlenmesi, ilgili kurumlar arasında zamanında bilgi paylaşılması, risk altındaki yerleşimlerin ve tarım alanlarının belirlenmesi bu hazırlığın parçalarıdır.
Vatandaşın hangi durumda, kim tarafından ve nasıl bilgilendirileceği de açık olmalıdır.Irmak yatağında genişletme ve derinleştirme dâhil yapılabilecek çalışmaların ise uzmanlarca, bilimsel veriler ve çevresel etkiler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir.
Hangi noktada hangi müdahalenin gerekli olduğu, kapsamlı bir planla belirlenmelidir. İlgili devlet kurumlarıyla yerel yönetimlerin birlikte çalışması ve alınan kararların kamuoyuyla paylaşılması, sürece duyulan güveni de artıracaktır.
Turhal’ın gündemindeki bu iki konu, doğrudan vatandaşın hayatına dokunuyor.
Şeker Fabrikası’nda üretimin sürmesi geçimi ve istihdamı; Yeşilırmak çevresinde alınacak önlemler ise can güvenliğini, evleri ve tarım alanlarını ilgilendiriyor.
Basın olarak bize düşen görev de bu başlıkları bir toplantı haberiyle sınırlı bırakmamaktır.
Verilen bilgileri, yapılan başvuruları ve atılan adımları takip ederek kamuoyuna aktarmalıyız.
Temennimiz, bu buluşmada dile getirilen konuların somut çalışmalarla karşılık bulmasıdır.
Turhal’ın geleceği için üretimi koruyan, riskleri azaltan ve kurumları ortak sorumlulukta buluşturan adımlara ihtiyaç var. Bu adımların takipçisi olmak da hepimizin görevidir.
SEZAİ KAYMAK
